Boyun bölgesinde bulunan iki loblu ve yaklaşık 25-40 g kadar olan bir bezdir. Tam olarak larinks ve trake arasında yer alır. Adem elması olarak da adlandırılan tiroid kıkırdağının hemen önündedir ve iki yanında yer almıştır.

Bez içerisinde folikül adı verilen jelatinimsi kolloid yapıda olan tiroid hormonları ile dolu olan çok sayıda kesecikler bulunur. Tiroid hormonu yapan hücreler foliküler, bunların arasında bulunan ve daha geniş hücreler ise parafoliküler olarak adlandırılır. Tiroid bezinin büyük kısmı foliküler hücrelerden meydana gelmiştir. Foliküler hücreler tiroid hormonlarının, parafoliküler hücreler ise kalsitonin sentezini ve salgılanmasını gerçekleştirirler. Tiroid bezi sentezin yanı sıra depolama da yapar. Depo iki, üç aylık ihtiyacı karşılayacak seviyededir. Hormonların yapısında iyot elementine ihtiyaç duyulması yönünden diğer hormonlardan farklıdır.
Tiroid hormonlarının (T3 T4) insanda metabolik hızın ayarlanmasında çok önemli görevi vardır. Hemen hemen tüm hücre ve dokularda 02 kullanımını arttırarak metabolik hızın yaklaşık % 60-100 oranında artmasını sağlarlar. Böylelikle besinlerin enerji için kullanımı artmış olur. Genel etkisi çekirdekteki çok sayıdaki genin transkripsiyonunun artırılması sonucu ortaya çıkan yeni proteinlerin sentezlenmesi şeklindedir. Protein sentezi yönünden büyüme ve olgunlaşmada etkilidir. Metabolik enzimlerin sentezinin artması anabolizma üzerine etkili oluşunun yanı sıra katabolizma üzerine de etki yapması sonucunu doğurur. Enerji açığını kapatabilmek için iştah artmıştır fakat artan protein katabolizmasına bağlı olarak kas güçsüzleşir. Kardiovasküler sistem üzerinde önemli etkilere sahiptir. Artan metabolizma ve 02 kullanımı C02 çıkışına ve kan akımında artışa sebep olur. Vazodilatasyon, kalp hızı ve büyük tansiyon artmıştır (1-1.5 kadar). Tiroid hormonları tirozin amino asitinden türerler. Yapısındaki iyot sayısına göre dört tiroid hormonu vardır. Bunlar: Monoiyodotirozin (T,), diiyodotirozin (T2) tiriiyodo- tironin (T3) ve tetraiyodotironin (T4) veya tiroksindir. Tiroidden salgılanan hormonların büyük bir çoğunluğu T4'dür fakat bunun büyük çoğunluğu da birkaç gün içerisinde T3'e deiyonize olur. Dolayısıyla dokularda esas etkiye sahip olan T3'dür. Tiroid bezi, tüm endokrin bezler içerisinde hastalıkların en yaygın görüldüğü bezlerden biridir. Tiroid bezi hormonların salgılanmasındaki aşırılık veya azlık ile tiroid hormonlarının yapısında yer alan iyot eksikliği sonucu olarak hipertiroidizm ve hipotiroidizm ortaya çıkar.

Hipertiroidizm
Hipertiroidizmden tirotoksikoz, toksik guatr (goiter) ve Graves hastalığı ortaya çıkar. Tiroid bezinin büyümesi guatr olarak adlandırılır. Tiroid bezi tümörden (adenom) büyüdüğü gibi Graves hastalığında olduğu gibi otoimmuniteden de kaynaklanabilir. Otoimmmunite, tiroid hücrelerinin tiroid stimüle edici Ig G'ye (TSİ) karşı antikor oluşturması sonucu ortaya çıkar. Hipertiroidizmin en sık rastlanan semptomları: Kas zayıflığı, aşırı yorgunluk fakat yorgunluğa rağmen uykusuzluk, az veya çok kilo kaybı, eksitabilite (excitability: kolay uyarılabilme) ve sinirlilik halinin artması, psikolojik bozukluklar, ellerde tremor (titreme) ve ekzoftalmusdur (exophthalmos: gözlerin öne fırlaması). Hipertiroidizmin kesin tedavisi bezin cerrahi operasyonla çıkarılmasıdır (tiroidektomi). Operasyondan önce propiltiourasil veya yüksek konsantasyonlarda iyodürler mesela Kİ (Potasyum iyodür) kullanarak veya halk arasında atom olarak bilinen radyoaktif iyotla bez küçültülür ve kanlanması azaltılır.
Hipotiroidizm
Bezin salgısının fazlalığında ortaya çıkan guatr, salgının eksikliğinde de oluşur. En önemli belirtileri: Kas güçsüzlüğü, yorgunluk, halsizlik, fazla uyku, zihinsel yavaşlama, kabızlık, saç uzamasının yavaşlaması, derinin pullanması ve boğuk seslilik durumudur. Aşırı durumlarda miksödem (myxedema: derinin kuru, katı bir durumu), ateroskleroz ve sağırlık da oluşabilir. Hipotiroidizm şayet fetal, bebeklik veya çocukluk devresinde gelişirse çocuğun büyüme yetersizliği ve geri zekalılığı ile karakterize olan kretenizm ortaya çıkar. Kreten bir çocukta iskelet büyümesi baskılanırken yumuşak dokular büyüdüğü için çocuk şişman bir görüntü kazanır. Bazı durumlarda dil aşırı bü¬yüdüğü için nefes alımını zorlaştırır, hatta az da olsa ölüme bile sebep olabilir. Fetal eksiklikte doğumu takiben hemen gerçekleştirilen tedavi ile geri zekalılık önlenebilir.
Hipotiroidizm, hormon yapımının azlığının yanı sıra iyot eksikliğinden de kaynaklanır.
Endemik kolloid guatr: Ülkemizde de görüldüğü gibi dünyada belli yörelerde içme suyunda ve yiyeceklerde iyot eksikliği sonucunda ortaya çıkar. İyot eksikliği sonucu bez yeterli hormon yapabilmek için 10-20 kat büyür. Böylelikle guatr oluşur. İyot eksikliği ihtimaline karşı ilk defa Amerika'da uygulanmaya başlanan insanın en çok kullanıldığı maddelerden biri olan tuza iyot ilavesi bu şekilde gelişen guatr oluşumunu engeller. Ülkemizde de çeşitli markaların iyotlu tuzları bulunmaktadır. Normal bir insanın yıllık iyot ihtiyacı 50 mg kadardır.
İdiopatik nontoksik kolloid guatr: Hormon yapımının azlığı ve beslenilen yiyecekler içerisinde antitiroid etkiye sahip guatrojenik maddelerin bulunması sonucu ortaya çıkar. Örneğin Karadeniz bölgesinde kara lahanadan kaynaklanan guatr bu tiptir.

‹‹ Önceki yazı

Lösemi (Kan kanseri) Nasıl Oluşur?

Sonraki yazı ››

Akciğer Kanseri ve Nedenleri

sağlıkEn Popüler Sağlık Yazıları