Hayati önem taşıyan organlarımızın başında kalp gelir. Tüm vücudu beslemekle yükümlü olan kalbimizin hastalıkları çok çeşitlidir. Bu yazıda en sık görülen kalp hastalıkları, olşum mekanizmaları ve tedavileri hakkında özet bilgiler yer alıyor.

Kalp Hastalıkları
Bazen krizler halinde de gelen nefes darlığı (kardiyak astım, kalp astımı) kalp hastalıklarında çok sık görülen bir şikâyettir. Kalp yetersiz miktarda kan pompaladığında deri soluklaşır, soğur ve mavimsi bir renk alır, bilinç kaybı da baş gösterebilir. Bacaklarda özellikle ayak bileklerinin şiştiği ödem durumu da önemli bir belirtidir. Kalp kasının kanı alamadığı durumlarda göğüste sıkıştırıcı bir ağrı duyulur (göğüs anjini, anjina pektoris). Bu olay bazen herkesin çok korktuğu kalp enfarktüsünün bir habercisi olabilir. Kalp çarpıntılarının bir kalp hastalığına işaret etmeleri gerekmez.
 
 
Kalp hastalıkları kendilerini çeşitli biçimlerde gösterirler, göğüs ağrılarından tutun göğüs sıkışmalarına kadar. Başlıca önemli kalp hastalıkları ve bunların belirtileri aşağıda ele alınacaktır.

Kalp Yetmezliği
Kalp yetmezliği kalbin pompalama mekanizmasının iflas etmeye başlamasıyla ortaya çıkar. Bunun nedenleri çeşitlidir. Başlıca şikâyet olan nefes darlığı, hafif vakalarda yalnızca aşırı çalışma ve yorulma sonucu oluşur. Dinlenme halinde iken kalp normal işlevini rahatça yerine getirebilir. Ancak ağır vakalarda hasta dinlenirken bile nefes darlığından şikâyet eder; bu kadar ki, bazı durumlarda hasta yatamaz ve nefes alabilmek için yan oturur durumda uyur. Nefes darlığı astımda olduğu gibi krizler halinde geliyorsa kalp astımı adını alır. "Kalp" sözcüğü astımın akciğerlerle bir ilgisi olmayıp kalpten kaynaklandığını belirtmek için kullanılır.
 
 
Kalp yetmezliği, bilinç bozukluklarına yol açabileceği gibi derinin soluk, soğuk olmasına hatta mavimsi bir renk almasına neden olur. Bilinç bozukluğu belirtileri, beyine giden kanın yetersiz olmasının sonucudur. Troid bezinin aşırı faaliyeti gibi kalbi fazla yoran durumlarda, kalp yetmezliği diğer kalp hastalıkları ile beraber bulunabilir. Kalp yetmezliğinin nedeni bir an önce tanınmalı ve tedaviye başlanmalıdır. Ayrıca kalbin çalışması bazı ilaçlarla da düzenlenebilir. Bu tür ilaçların birçoğu yüksük otunda (digitalis purpurae) bulunan maddelerden yapılmış ve türetilmiştir ve bundan dolayı bazen dijital adını alırlar. Kalp yetmezliği kalbin sağ, sol veya her iki yarısında da ortaya çıkabilir. Sol kalp yetmezliğinin belirtileri daha belirgindir, zira sol kalp her zaman için daha duyarlıdır. Bunun nedeni sol kalbin kanı tüm bedene pompalamak zorunda olmasıdır; bu işi yaparken sol kalp, akciğer dolaşımındakinden daha büyük bir direnç ile karşılaşır. Sol kalp yetmezliğinde akciğerlere yeterli kan gönderilir ancak akciğerler bu kanı geri gönderemezler. Sonuçta akciğerdeki damarlar genişler, ağır vakalarda kan damarlarından sızan sıvı akciğerdeki hava keselerine dolar (akciğer ödemi). Bu olay akciğerlerin gerekli oksijeni almasını önler ve kalpteki yetmezlik ve oksijen azlığı daha da ciddi bir durum alır. Akciğer hastalıklarında olduğu gibi, nefes darlığına ek olarak balgamlı öksürük ortaya çıkabilir. Kanın yeterli oksijeni alamaması sonucuna kanın rengi kırmızıdan maviye doğru değişir, deri de morumsu mavi bir renk alır (siyanoz). Bu belirti, akciğer hastalıklarında olduğu gibi kalp hastalıklarında da görülür. Sağ kalp yetmezliğinde, kalbe kan getiren damarlar kan ile dolar. Bu olay midede gaz toplanması, bulantı ve iştah kaybı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Genellikle karaciğer de büyür. En sık görülen belirti ödem, yani beden dokularında ve özellikle bacaklarda sıvı toplanmasıdır.
Kalp Kası Hastalıkları
Kalp kası hastalıkları (kardiyomiyopati) kalbin gerekli kanı pompalayacak güçten yoksun kalmasına neden olur. Bu tür hastalıklar genellikle koroner atardamar hastalıkları ile ilgili olmayıp esas olarak kalp kasından kaynaklanırlar. Bazı vakalarda kalp kası iltihaplanabilir (miyokardit). Son olarak kalp kası beriberi ve bedende demir birikimi gibi hastalıklardan da etkilenebilir.
Koroner Damarlar
Koroner damarlar kalp kası için gerekli oksijen ve besini sağlarlar. Koroner atardamarın daralması yani koronerarteryoskleroz, kalp kaslarına giden kanın azalmasına neden olan başlıca hastalıktır. Bu hastalık damarların aşırı derecede daraldığı (normal çapın ortalama üçte birine kadar daralması) durumlarda şikâyetlere neden olur. Şikâyetler ortaya çıktığında hastalık birkaç yıllık demektir. Kalple ilgili sorunlar erkeklerde çoğunlukla 30 yaşından sonra kadınlarda daha çok adetten kesildikten sonra başlar. 70 yaşından sonra ise her iki cinste de görülme olasılığı aynıdır.
Göğüs Anjini (Anjina pektoris)
Koroner atardamarlardaki ciddi bir daralma kendisini ilk önce, bedenin oksijen gereksinimini arttıran zorlu hareketler sonucunda ortaya çıkan bazı şikâyetler yoluyla gösterir. Zorlu hareketler sırasında kalp oksijen eksikliğini karşılayabilmek için daha çok çalışmak zorunda kalır. Sonuçta göğüste bir sıkışma hissi ile baş gösteren göğüs anjini ortaya çıkar Genellikle boğulma hissi ile birlikte gelen bu ağrı normal ağrıdan daha şiddetlidir. Ağrı çoğu kez sol kol ve ele, boyun ve çenelere bazen sağ kol ve karnın üst tarafına yayılır. Göğüsün sol tarafında kalbin üst kısmına uyan bölgede ya da dinlenme sırasında duyulan ağrı genellikle göğüs anjininin bir belirtisi değildir. Göğüs anjini ağrısı yokuş yukarı yürürken veya rüzgâra karşı yürürken belirir. Göğüs anjininin bir diğer belirtisi de adeta sıcak bir yataktan kalkıp soğuk bir odaya giriyormuş gibi duyulan ani ateş düşmeleridir. Sıkıntı ve üzüntüler de ağrıya neden olabilir. Bu ağrı krizleri bazı vakalarda yıllarca aynı ciddiyetini koruyarak sürer. Giderek ağırlaşan bir göğüs anjini bir enfaktrüs habercisi olabilir. Krizlerin atlatılmasında nitrogliserin hapları kullanmanın büyük yararı vardır. Hastanın dilinin altına yerleştirilen bu haplar, 1-2dakika içinde etkili olurlar ancak krizleri engelleyen önemler daha etkilidirler: sigarayı bırakmak, zorlu hareketlerden kaçınmak gibi.
Enfarktüs (Miyokard Enfaktüsü)
Kalp enfarktüsü, kalbi besleyen koroner damarlar o kadar daralmıştır ki, bu damarların beslediği kas bölgesi ölür. Göğüs anjini olan hastalarda bu durum sıklıkla söz konusudur. Enfarktüs belirtileri daha ciddi olmakla birlikte göğüs anjini belirtilerini andırırlar. Hasta nefes almakta çok zorluk çeker, korku içindedir. Çoğu kez bulantı ve bas dönmesi de görülür. Ağrı göğüs anjinindekinden daha uzun sürer ve nitrogliserin alınması ile geçmez. Ayrıca kalp enfarktüsünün hasta dinlenme halindeyken baş gösterme olasılığı fazladır. Ölen kalp kasının bulunduğu bölgede daha sonra bağ örgüsü dokusu oluşur; sikatris denen bu nebde kronik kalp yetmezliğinin kaynağı haline gelebilir.
Komplikasyonlar
Kalp kası enfarktüsü geçiren hastaların çoğu, farklı derecelerde de olsa kalp ritmi düzensizliklerinden şikâyet ederler. Ani ölüm genellikle karıncıkların aşırı hızlı ve zayıf olarak kasılması demek olan fîbrilasyon sonucunda olur. Kan dolaşımı durmuştur; 3-4dakika sonra beyinde telafisi olanaksız hasar oluşur. Tam kalp bloğunda da benzer sonuçlar baş gösterir. Ritim düzensizliklerinin tanı ve tedavisi için hastayı, kalp ritimlerinin sürekli olarak izlendiği bir kalp bakım ünitesine bağlamak gerekir. Kalp enfarktüsünün daha ender görülen bir komplikasyonu da ölen dokunun parçalanarak kanın perikart içerisine girmesi durumudur (kalp tamponadı). Hiç bir komplikasyon ortaya çıkmasa bile, enfarktüslü bir hastanın ağrı kesici ilaçlara ve dinlenmeye gereksinimi vardır. Hastanın sık sık yataktan kalkmasına izin verilmemeli ve ancak birkaç hafta sonra normal günlük yaşantısına dönmelidir. Çoğu hasta tamamen iyileşip eski yaşam tarzını sürdürebilir.
Doğuştan Gelişim Bozuklukları
Gebelik sırasında örneğin, bazı ilaçlar zehirlenmeler ve kızamıkçık gibi hastalıklardan dolayı bebeğin kalbi zarar görürse, bebekte doğuştan bazı bozukluklar olur. Ayrıca, bazı bozukluklar kalıtsal da olabilirler. En sık görülen bozukluk, kalp bölmesinde delikler bulunmasıdır. Bu durum bir miktar kanın normal yolundan; yani akciğerlere oradan da akciğer dolaşımına katılma işleminden sapmasına yol açar. Buna "shunt" adı verilir. "Shunt" oksijen alımının akmasına neden olurlar. Bu bozuklukların önemleri karıncıklar arası bölme bozukluğu, çık Botalli kanalı, Fallot tetralojisidir.
Kalp Kapağı Bozuklukları
Kalp kapaklarının görevi kanın tek yönde akmasını sağlamaktır. Kapaklardan birisi kapanamaz duruma geldiğinde, kan geriye doğru akar. Bu durum kapak yetersizliği adını alır. Aksine, kapak tamamıyla açılamaz durumda ise, kan akımı engellenir ve bu duruma darlık (stenoz) adı verilir.

Darlık ve yetersizlik, her ikisi de kan dolaşımını aksatırlar. Hafif vakalarda kalp daha kuvvetli kasılarak kapak bozukluklarını telafi edebilir. Bu çaba kalp kasının kalınlaşarak güçlenmesine yol açar. Ancak kalp bir süre sonra bu yükü kaldıramaz hale gelir. Sol kalpteki kapakların bozulduğu durumlarda sol kalp yetmezliği baş gösterir ve akciğer şikâyetleri ortaya çıkabilir. Etkilenen kapağın adına ve bozukluğun niteliğine göre adlandırılan en önemli kapak bozuklukları aort darlığı, mitral darlığı, aort yetersizliği, mitral yetersizliği, mitral yetersizliği ve pulmoner darlığıdır. Belirli bir süre sonunda bir kapak daralabileceği gibi yetersizleşebilir de. Bazen bir kapak anomalisi cerrahi müdahale veya yapay kapak takılması (kapak protezi) yoluyla düzeltilebilir.
Kalp Ritmi Bozuklukları
Kalp ritminde baş gösteren değişiklikler en iyi biçimde ECG yoluyla saptanabilir. Ritim düzensizlikleri normal sınırlar içinde de ortaya çıkabilirler. Özellikle genç insanlarda bu durum olasıdır. Yavaş nabız (bradikardi) çocuklarda ve sporcularda çok görülür. Ancak bazı vakalarda bir hastalığın belirtisidir. Hızlı nabız (taşikardi) kalbin fazladan çalışmasını gerektiren durumlarda görülür. Ateşlenme, egzersiz veya sıkıntı gibi durumlarda nabız artması herkesçe bilinen bir olgudur. Nabzın krizler halinde artması paroksismal ventriküler taşikardide görülür. Bu hastalık oldukça tehlikelidir, zira kalp kasının düzensiz olarak kasıldığı ciddi bir ritim düzensizliği olan karıncık fıbrilasyonu (ventriküler fibrilasyon) ile sonuçlanabilir. Kulakçık fıbrilasyonu (atrial fibrilasyon) ve kulakçık flutteri (atrial flutter) gibi ritim bozuklukları da düzensiz kasılmalar sonucu ortaya çıkarlar. Bunlar, paroksismal ventriküler taşikardi kadar ciddi değildirler.

Bebekler Neden Ağlar
‹‹ Önceki yazı

Kulak, işitme hastalıkları ve tedavisi