Dermatoloji polikliniklerine başvuran hastaların en çok hangi şikayetlerle geldiğine baktığımızda cilt hastalıkları, renk bozuklukları, sivilce, kabarcıklar, benler ve ekzemalar olduğu görülüyor. Bu hastalıkların genel belirtileri ve tedavi yaklaşımları;

Deri Hastalıkları
En sık görülen deri hastalıkları hiç kuşkusuz kırmızı lekeler, sivilceler ve benlerdir. Deri hastalıklarının çoğunun nedeni bilinemediğinden, belirtiler ile teşhis edilir. Örneğin aknede, siyah noktalar ve sivilceler belli başlı belirtilerdir. Ekzemanın belirtileri ise kırmızılık, pullanma, sulu kabarcıklar, sivilceler ve kaşıntıdır. Epidermisin uzantıları olan kıl ve tırnaklarda görülen bozukluklar saç dökülmesi, kepeklenme tırnak batmasıdır.

 Renk Bozuklukları
Döküntü ve tahriş (enzantem) büyük ve küçük kırmızı lekelerle ortaya çıkan geçici bir hastalık belirtisi olarak tarif edilebilir. Dermişin üst tabakasındaki kan damarlarının genişlemesi sonucu dermişin çok fazla oksijenli kan içermesinden olur. Kandaki oksijen içeriği oranında dermişin kızarıklığı artar. En çok bilinen döküntü kızamık, kızıl ve kızamıkçık gibi çocuk hastalıklarında görülenlerdir. Yanık veya güneş yanığı sonucu olan kızarıklık da çok görülür. Diğer sık rastlanan döküntüler fazla terleme ve bebeklerde bezlerden ileri gelen kaşıntılı tahrişlerdir. Bazı kişiler de sinirlendikleri zaman döküntü olur. Çilek, karides, midye gibi besinlere karşı alerji reaksiyonlar da döküntülere neden olabilir. Baş, dirsek ve dizlerde görülen kırmızı, pul pul lekeler sedef hastalığının yaygın belirtileridir. Doğuştan benlerde olduğu gibi derideki kan damarlarını genişlemesi sürekli olabilir. Bazen yüzdeki kan damarlarının genişlemesi de kalıcı olabilir. Belirtiler yaşlı kadınlarda daha sık görülür. Kanın çok az oksijen içermesi veya damarların daralması halinde deri mavimsi bir renk alır (siyanoz). Bu, akciğer ve kalp hastalıklarından kaynaklanabileceği gibi çok soğuk bir ortamda da olur.
 
 
Kan damarları minimum ısı kaybının sağlamak için daralırlar. Önce burnun ucu, dudaklar, parmaklar ve ayak parmakları gibi bedenin uç noktaları mor bir renk alırlar. Safra pigmentlerin birikimiyle deri sararır (sarılık). Beyaz derili insanların çoğu güneş etkisi ile meydana gelen bronzlaşmış bir deriye hasrettirler. Ancak Addison (tunç) hastalığı ve bazı zehirlenme vakalarında görüldüğü gibi rengin koyulaşması bir hastalık sonucu olabilir. Gebelik maskesi, gebelik sırasında alın, burun, çene ve yanaklarda kahverengi lekelerin belirmesidir. Çillerin kalıtsal bir özelliği vardır ve bunlar güneş etkisi ile artarlar. Renk verici pigmentler olmazsa veya çok az ise derinin rengi açıktır. Bu durum, albinizmdeki gibi kalıtsal bir bozukluğun sonucu olabilir. Albinolarda saç beyazdır ve göz bebekleri kırmızı görünür. Göz bebeğinde pigment olmadığı için kırmızı kan damarları ağı açıkça görülür. Vitiligo, renksiz bölgelerin belirdiği bir deri bozukluğudur. Bu hastalıkta derinin bazı kısımları (ağız kenarları, makat ve koltukaltı gibi baskı gören bölgeler) tamamen beyazlaşır. Bu kısımlarda yeni pigment oluşmadığı için güneş ışınları yararlı değildir. Ayrıca güneşte kalındığında leke çevresindeki normal deri yanacağından bozukluk daha belirgin olarak ortaya çıkar. Bağ dokusu liflerinden oluşan yara izleri de beyaz görünümdedir.
Sivilce ve Tümörler
Boyutları iğne başından bezelye büyüklüğüne kadar değişen kistler deri dokusunda aşırı büyümenin sonucudur. Bunlar iz bırakmadan iyileşirler. Sivilce (püstül) cerahatla dolu bir keseciktir. Üzerini kaplayan deri bakterilerin yol açtığı iltihaplanma nedeniyle kırmızıdır. Bazıları zararlı olan çok sayıda bakteri deri üzerinde yaşar. Yağ bezlerinin çıkardığı ve bakterilerin büyümesini zorlaştıran maddeler sayesinde deri korunur. Enfeksiyon, genellikle, kıl foliküllerinde veya ter bezlerinde oluşur. Kıl foliküllerindeki iltihaplanma yüzeyde kalırsa Bockhart iltihabı denilen hastalığa yol açabilir. Folikül iltihabında ise iltihaplanma folikülün derin kısımlarında yer alır. Folikülü çevreleyen doku da iltihaplanırsa çıbana yol açabilir. Bakterilerden ileri gelen iltihaplanma (ter bezi apsesi), genellikle koltuk altında oluşur. Çoğunlukla ter önleyici ilâçların kullanılması veya koltuk altı kıllarının alınması buna neden olur.
Akne
Aknede asıl neden bakteri enfeksiyonu değildir. Ergenlik çağında ortaya çıkan, yoğun ve yağlı bir salgı olan sebum ile kıl folikülünün ağzındaki derinin saydam tabakasının aşırı derecede büyümesi (hiperkeratoz) ana etkenlerdir. Böylece folikülün ağzı tıkanarak içinde yağ birikir. Kapalı kıl folikülü sarımsı beyaz bir nokta olarak görülür (beyaz noktalar). Folikül tamamen kapanmamışsa, oksijen yağ ile temas eder ve onu siyah bir maddeye dönüştürür. Bu durumda siyah noktalı bir görünüm belirir (siyah noktalar).

En yaygın akne türü, çoğunlukla ergenlik çağında görülen ergenlik aknesidir. Erkekler kızlardan daha ileri yaşlarda akne rahatsızlığı gösterirler. Bu tip aknelerden başka kistler ve sivilceler de vardır. Sivilceler iz bırakabilir. Akne ergenlik çağındaki gençlerde önemli psikolojik sorunların doğmasına neden olabilir. Akne konglobata, aknenin çevresindeki dokunun şiddetli iltihabına neden açan ve erkeklerde 30-40 yaşlarında görülen bir türdür. Bu çağda ortaya çıkan aknelere hormon değişikliklerinin neden olduğu sanılmaktadır. Yapılan araştırmalar, erkeklik hormonu olan testosteronun akneleri attırdığını, kadınlık hormonu östrojenin ise iyileştirici bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Hafif vakalar için belirli bir tedavi yöntemi yoktur. Ancak, derinin temiz tutulması, sık sık ve gerekiyorsa antiseptik maddeler kullanarak yıkanması yararlı olacaktır. Kükürtlü sabunun da olumlu etkisi olur.
Kabarcıklar ve Kesecikler
Bazı deri hastalıklarında kesecikler oluşur. Kesecik, epidermiste içi renksiz sıvı ile dolu olan ufak bir boşluktur. Örneğin virütik bir hastalık olan herpes simpekste öncelikle dudaklarda, bazen cinsel organlarda bir grup ufak kabarcık görülür. Bir iki hafta sonra deri kabarcıkları kabuk bağlar ve kendiliğinden dökülürler. Bazı insanlarda bu durum, güneşte fazla kalındığında veya ateşli bir hastalıkta görülür. Bu durumda bunlara ateş kabarcıkları denilir. Zona hastalığına da virüsler neden olur. Kabarcık kesecikten büyük olup, renksiz bir sıvı ile doludur. Kan kabarcığında ise kan bulunur. Kabarcıklar çoğunlukla ayakkabı vurması gibi basınç veya sürtünme nedeniyle ortaya çıkarlar. Yanık kabarcığı ikinci derecede yanığın belirtisidir. Pamfigüs, büyük kabarcıkların oluştuğu önemli bir cilt hastalığıdır. Bunlar daha büyüyerek enfekte olabilirler.
Ekzema
Ekzema kızarıklık, pullanma, su toplama, kabuklanma ve sivilcelenme gibi çeşitli deri değişikliklerinin bir arada bulunduğu bir hastalıktır. Genellikle yaş olan ekzema (yaş ekzema) deride derin çatlakların oluşmasına neden olur. Tedavi edilmezse iyileşme ve hastalanma dönemleri birbirini izler. Hasta her zaman kaşıntıdan şikâyetçidir. Bu deri hastalığı, sıvı toplanması ve derinin keratinleşme sürecinin bozulması ile birlikte epidermiste belirir. Nasırımsı tabakadaki hücrelerin, normalin aksine, çekirdekleri bulunur ve bunlar birbirlerinden ayrılırlar.
Bu nedenle birbirlerinden kolayca koparak, derinin pul pul olmasına neden olurlar. Kısmen belirtilerine, kısmen kaynaklarına göre birkaç tip ekzema belirlenebilir. Bunların arasında temas ekzeması, dishidrotik ekzema ve bünyesel ekzema sayılabilir.

Benler
Benler, çocukların ellerinde ve ayak tabanlarında çıkan siğiller gibi, çoğunlukla zararsızdırlar. Doğum lekesi (naevus) de tehlikesizdir. Bu, doğuştan var olan, koyu renkli, bazen tüylü, bazen siğil görünümünde bir lekedir. Pek çok insanda vardır. Doğum lekesi büyümeye, kaşınmaya, kanamaya veya şeklini değiştirmeye başlarsa dikkatli olunmalıdır. Çok tehlikeli bir deri tümörü olan habis melanoma'ya dönüşebilir. Bazal hücreli epitelyomda bir deri kanseri türü olmasına karşın hiç bir zaman yayılmaz. Skuamöz hücreli epitelyom ise çok daha kötü huyludur.
Tırnaklar ve Saçlar
Tırnaklardaki beyaz lekeler oldukça yaygındır ve bazı insanlarda fazlaca görülür. Çoğunlukla kalsiyum eksikliğinden ileri geldiği öne sürülmüşse de, bu doğru değildir. Basit bir zedelenme bu lekelere yol açabilir. Bilinen bir tedavi şekli yoktur. Ayak tırnaklarının, etrafındaki bağ dokuya batmamaları için dikkatli kesilmeleri; kenarlarının ortalarından biraz daha uzun bırakılmaları gereklidir. Ayakları sıkan ayakkabılar tırnak batmasına neden olabilir. Tırnağın doku üzerinde yarattığı basınç ağrı yapar ve enfeksiyona neden olabilir. Tipik bir tırnak hastalığı olan dolama tırnak yatağındaki enfeksiyonun bir sonucudur. Saç ile ilgili belirtiler genellikle ciddi değildir; yağ bezlerinin salgılanmasına bağlı olarak saçlar çok yağlı veya çok kuru olabilir. Çok kuru saç ile birlikte yoğun kepek görülür. Bu durumda kafa derisinin pulları deriden ayrılarak dökülür. Kellik ise birçok kişi için kepekten daha çok endişe verici, bir durumdur.

Saçlar kötü beslenme, bakımsızlık, sinirsel gerginlik ve kansızlık nedeniyle de çok genç bir yaşta dökülebilir. Ancak bu genellikle, ilerleyen yaşla beraber gelen bir sorundur. Saçların beyazlaşması da belirli bir yaşa bağlı olmamakla birlikte, çoğu zaman 35-40 yaşlarından sonra görülür. Çocuklukta görülebilen saç ağarması ruhsal sorunlara, yetersiz beslenmeye ya da sinir sistemi bozukluklarına bağlı olabilir.

Ağaran saçların hiçbir tedavisi yoktur. Pigment üretimi azaldığı için ortaya çıkan bu süreç çoğu kez, tüm saçlar ağarana dek devam eder. Bazı ender durumlarda ani saç dökülmelerinden sonra beyaz saçların yerine koyu renk saç çıktığı görülür.

‹‹ Önceki yazı

Kalp krizi, kalp yetmezliği, göğüs ağrısı belirtileri

Sonraki yazı ››

Akciğer Kanseri ve Nedenleri

sağlıkEn Popüler Sağlık Yazıları